Anayasa Mahkemesi’nden Toplu İş Sözleşmesinin Kapsamı Dışında Bırakılan İşçilere Yönelik Önemli İhlal Kararı
Eylül 2025
22.09.2025 tarih ve 33025 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 20/03/2025 tarihli ve 2022/18821 başvuru numaralı kararında toplu iş sözleşmesi müzakere süreçlerini temelden etkileyecek bir ihlal kararı verilmiştir.
Başvurucu Hülya Şimşek, “işyerinde aralarında kendisinin de olduğu geniş bir kesimin beyaz yakalı çalışan olması nedeniyle kapsam dışı kabul edilerek TİS dışında bırakıldığını, başlangıçta sendikalı işçilere verilen zammın aynen kapsam dışı kalanlara da uygulandığını ancak süreç içerisinde bu uygulamanın terk edildiğini ve kapsam dışı personele 2007 yılından itibaren enflasyon artışının ödenmediğini” ileri sürerek toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarına yönelik işçilik alacağı davası açmıştır.
Başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi ise; işçilerin beyaz yakalı olduğu gerekçesiyle kapsam dışı bırakılarak TİS’ten yararlanamamalarına ilişkin Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 09/09/2024 tarihli ve E.2023/7508, K.2023/6118 sayılı kararına atıf yaparak Başvurucu’nun iş, görev ve sorumlulukları, aldığı ücret, işyeri organizasyonu içinde işveren adına hareket ettiği hususlarına dair bir değerlendirme yapmaksızın “başvurucunun salt beyaz yakalı olması ve diger beyaz yakalılar gibi kapsam dışı tutulduğunun anlaşılması nedeniyle TİS'e bağlı alacaklara hak kazanamadığı” şeklindeki değerlendirmeyi ilgisiz bir gerekçe olarak nitelendirmiş ve Başvurucunun sendika hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir.
İşbu ihlal kararında; Başvurucu özelindeki dava süreçlerinde Mahkemelerce yürütülen inceleme yöntemi eleştirilmekle birlikte kararın 41 numaralı bölümünde yer alan açıklama oldukça önemli ve toplu iş görüşmelerine yön verebilecek niteliktedir. Zira kararın ilgili bölümünde; “Yargıtay uygulamada ofis islerinde çalışanların beyaz yaka, beden gücüne dayalı çalışanların ise mavi yaka olarak nitelendirildiğinin altını çizmiştir. Bununla birlikte Yargıtay kararında yapılan iş ve buna bağlı olarak görev ve sorumluluklar, alınan ücret, işyeri organizasyonu içinde yönetici kabul edilebilecek bir pozisyonun olup olmadığı hususlarında bir incelemenin gerekli olduğu belirtilse de TİS'ten yararlanma konusunda belirleyici ölçütün işveren vekili sıfatı taşıyıp taşımama ya da işvereni temsilen TİS görüşmelerine katılıp katılmama olduğu net şekilde ifade edilmemiştir. Oysa hem anayasal olarak hem de 6356 sayılı Kanun'a göre işveren adına hareket eden, diğer bir deyişle işveren vekili sıfatı taşıyan ya da işvereni temsilen TİS görüşmelerine katılanlar haricinde hangi ölçüt kabul edilirse edilsin beyaz yakalı isçilerin TİS'ten yararlandırılmamaları sendika hakkına aykırılık teşkil edecektir.” şeklinde oldukça önemli bir tespite yer verilmiştir.
Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi, beyaz yakalı işçilerin TİS’ten yararlandırılmamaları için kabul edilebilecek tek ölçütün “işveren vekili sıfatı taşıyıp taşımama ya da işvereni temsilen TİS görüşmelerine katılıp katılmama” olduğunu açıkça dile getirmiş ve bunlar dışında herhangi bir ölçütün sendika hakkına aykırılık teşkil edeceğini açıkça belirtmiştir.
Bu kapsamda kanaatimizce toplu iş sözleşmesi müzakere süreçlerinde kapsam dışı personel tanımlanırken Anayasa Mahkemesi’nin işbu güncel yaklaşımının göz önünde bulundurulması gerekecek, aksi halde Hülya Şimşek başvurusunda olduğu gibi sendika hakkının ihlaline yönelik kararlarla karşılaşılabilecektir.
Yukarıda yer alan açıklamalar konuya ilişkin şahsi hukuki kanaatimizi içermekte olup herhangi bir hukuki tavsiye veya taahhüt niteliği taşımamaktadır. Konuya ilişkin detaylı bilgi için tarafımızla iletişime geçebilirsiniz.